Hindistan’da
son derece yaygın bir finansal ürün var: Altın Teminatlı Kredi.
Mantık
basit; elinizdeki altını bankaya rehin veriyorsunuz, banka altının piyasa
değerinin %75 ila %85’i kadar anında (1 saat içinde) size nakit kredi veriyor.
Bankalar,
fiziki altın kasada durduğu için bilançolarını %100 güvence altında görüyordu.
Ancak altın
fiyatları hiç olmadığı kadar sert dalgalanınca sistemin zayıf karnı ortaya çıktı:
- Borçlu Profili: Altınını rehin verip kredi
alan kişiler, diğer seçeneklerle kredi alamayan kişiler. Altın rehni son
çare.
- Teminat: Altın fiyatları geri çekilip
marj kapandığında (verilen teminat, borcu kapatamaz hale geldiğine) ödeme
gücü zaten olmayan bu borçlu ek teminat (margin call) veremiyor.
Sonuç: Bankalar krediyi kapatmak için fiziki altınları
satmak zorunda kalıyor.
Türkiye’de
yastık altı birikimleri finansal sisteme kazandıracak bu çapta esnek bir
bireysel altın kredisi ürünü uygulamada yok.
Oysa
kesinlikle olmalı.
Hindistan bu
anlamda bizim için harika bir laboratuvar.
Hindistan’ın
düştüğü 2 temel hata:
1. Kredi/Teminat Oranı: %75-85 bandı, altın gibi volatil
bir emtiada çok yüksek bir risk marjıdır.
Başlangıç oranı maksimum %50 ile
sınırlandırılmalıdır. (1 milyon TL’lik altına en fazla 500 bin TL kredi).
Böylece piyasa düşüşlerinde banka için devasa geniş bir güvenlik tamponu
oluşur.
2. Vade Tarihinde Ödemeli Yapı: Vade boyunca sadece faizin
ödendiği, anaparanın en son kapatıldığı modeller borç yükünü sabit tutuyor ve
fiyat düşüşlerinde teminat açığını büyütüyor. Kredi geri ödemeleri 1 ay
sonra başlamalı ve mutlaka anapara + faiz (eşit taksitli) içermelidir. Borç
anaparadan düştükçe, teminat açığı riski kendiliğinden erir.
https://www.ndtvprofit.com/economy/is-there-a-ticking-time-bomb-in-indias-gold-loan-portfolio-12214515





