12 Şubat 2026 Perşembe

Gümüşte Rekor İthalat ve "Kıtlık" Fiyatlaması

Gümüş piyasasında ezber bozan bir ay geride kaldı.

Geçtiğimiz ay 273 ton gümüş ithalatı yapılarak tarihi bir rekor kırıldı. Ancak piyasadaki iştah o kadar yüksek ki, bu rekor arz bile "fiziki gümüş" talebini doyurmaya yetmedi.

Piyasa Dengesi ve Fiyatlama: İthal edilen yüzlerce tona rağmen piyasada ciddi bir gümüş kıtlığı yaşanıyor. Talep eğrisi, arzın çok üzerinde seyredince matematik devreye girdi ve iç piyasa ile dış piyasa arasındaki makas %20'ye ulaştı (12.02.2026 - 11:05):

  • Uluslararası Fiyat: 2.700 USD/kg
  • Kapalıçarşı Fiyatı: 3.240 USD/kg

Bu Bir "Fırsatçılık" mı? Bazıları "Dünyada fiyat böyleyken bizde neden pahalı?" “diye soruyor. Ancak bu durumu kınamak, piyasa gerçeklerini reddetmektir.

Gümüş, ekmek veya su gibi zorunlu bir tüketim maddesi değildir. Tasarruf sahibinin, giderlerini karşıladıktan sonra "yatırım aracı" olarak gördüğü ve satın almaya gönüllü olduğu bir emtiadır.

Eğer serbest piyasada alıcı, bu "premium"u ödemeye razıysa ve satıcı da bu fiyattan (kıtlığa rağmen) malı bulup getiriyorsa; bu şeffaf olağan bir ticarettir.

Malın olmadığı yerde fiyatı "tabela" değil, "erişilebilirlik" belirler…



11 Şubat 2026 Çarşamba

31 Ülkenin Rezervinden Daha Fazla Altın!

Türk bankacılık sisteminde, yurt dışı yerleşiklere (yabancı ve gurbetçi) ait altın mevduatı 20,5 tona yükseldi.

Bu rakam sadece bir "mevduat kalemi" değil, adeta orta ölçekli bir ülkenin merkez bankası rezervi kadar.

Öyle ki; Dünya Altın Konseyi verilerine göre bu miktar, ülkelerin altın rezervleri listesindeki ilk 100 ülkeden 31'inin resmi altın rezervini geride bırakıyor.

Bankacılık sistemindeki altın mevduatlarını konuşurken genelde yerli yatırımcının reflekslerine odaklanıyoruz. Ancak veriler, sınır ötesinden gelen sessiz ve istikrarlı bir ilgiyi işaret ediyor.

Takibe değer…



10 Şubat 2026 Salı

"Ekonomiye kazandırılan" altınlar...

Bankaların verdiği altın kredileri yıllardır 13 tonun altına düşmez, 15 tonun üstüne çıkmaz. Bankalar geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 616.5 tonluk altın mevduatına karşın sadece 13.2 ton altın kredisi verebildiler; kredi/mevduat %2!

Bir tarafta krediye muhtaç altın sektörü, diğer yanda kucağında 600 tonu aşkın "ekonomiye kazandırılmış" altınla ne yapacağını bilemeyen bankacılık sektörü...

Şunu da hatırlatmakta fayda var: bankalara yatan altının %30'u bankalar tarafından TCMB'ye veriliyor. 

Altınlar en azından "uluslararası rezerv" olarak değerleniyor ama bu altınları zorunlu karşılık olarak TCMB'ye veren bankalara bir getiri/teşvik sunulmuyor. 

Oysa fiziki altına talebin bir kısmını kaydiye dönüştüren altın hesapların (mudilerin ve bankaların) teşvik edilmesi çok önemli...  




9 Şubat 2026 Pazartesi

Talep güçlü: Darphane üretimi %65 arttı...

Darphane Ocak ayında 6.8 ton altın üretti. Yılın ilk ayında üretilen altın miktarı 2025 aylık ortalamasının %65 üzerinde oldu. Kuyumcuların -dolayısıyla halkın- talebi üzerine üretim yapıldığı için fiziki altına talebi gösteren önemli bir göstergedir. 

Ocak ayı başında uluslararası fiyata ek olarak 4.000 dolar seviyesinde olan kilogram başı fark (prim/hava parası/premium), ay sonunda 8.000 doları aştı. Şu an ise 7.000 dolar seviyelerinde dengelenmeye çalışıyor...



6 Şubat 2026 Cuma

Yılı 126 ton ithalat ile bitirdik...

Altın ithalatına getirilen, 2024 Ocak ayından itibaren uygulanmaya başlanan aylık 12 ton ithalat kısıtı ile altın ithalat miktarı son 2 yılda 126 tonda kaldı. Bu kısıtın sebebi elbette altın almak için yurtdışına göndermek zorunda kalınan yüksek tutarlar sebebiyle oluşan cari açık. 2026'da kalkması beklenen bu ithalat kısıtı, altın fiyatları "uçunca" rafa kalktı.

İthalat kısıtının en büyük sonucu Türkiye'de altının kilosunun yurt dışına göre 10-15 bin dolar daha pahalı hale gelmesi oldu. 

Bu sene de çok yüksek premiumlarla işlemlere hazır olunması gerekiyor.



5 Şubat 2026 Perşembe

Altın alırken maliyetine dikkat...

Fiziki altına yatırım yapanların vermesi gereken en önemli kararlardan biri, hangi tür altını tercih edecekleridir. Darphane ürünleri mi, gram altınlar mı, yoksa düşük işçilikli bilezikler mi?

Bu sorunun cevabı zamana ve talep koşullarına göre değişir.

Altına talebin düşük olduğu dönemlerde Darphane altınları sıfır işçilikle, hatta zaman zaman eksi işçilikle alınabilir.

Ancak talebin yükseldiği dönemlerde tablo hızla tersine döner. Darphane ürünlerindeki işçilik maliyetleri ciddi şekilde artar ve yatırımcı farkında olmadan yüksek bir maliyeti üstlenmiş olur.

Nitekim aşağıdaki tabloda da görüldüğü üzere, şu an yüksek talep döneminde olduğumuz için, Darphane ürünlerinin gram başına işçilik tutarları gram altın ve düşük işçilikli bileziklere (ikili veya üçlü burma) kıyasla yaklaşık 3 kat seviyesinde seyrediyor.

Alırken zarar etmemek için, fiyat kadar işçilik maliyetinin de bilincinde olmak gerekir.

Çünkü fiziki altında kazanç çoğu zaman alım anında başlar ya da biter.



4 Şubat 2026 Çarşamba

Altın Piyasasında Büyük Dönüşüm: "Takı"dan "Yatırım"a

Son 3 yılda küresel altın arzı toplamda 15 bin ton oldu. Bunun 11 bin tonu madenlerden gelirken kalan 4 bin tonu ise hurda altın tabir ettiğimiz altınların geri dönüşümünden kaynaklandı (Hurda altın: Kuyumcuya bozdurmak için götürdüğünüz, bükülüp bir kutuya atılan o altınlar...) 

Pandemi öncesi dönemde küresel altın arzının yarısından fazlası mücevher sektörü tarafından talep edilirdi. Son 3 yılda ise talepte artık yatırımlık altınlar öne çıktı. 

Bu durum dünya genelinde olduğu gibi bizde de böyledir diye tahmin ediyorum. Kapalıçarşı'da mücevher satanlar işlerin azlığından yakınırken külçe altın ve Darphane altınları satanların önünde izdiham görüyoruz.

Altın, artık takı mücevherden ziyade yatırım için tercih edilen bir ürün...