Kritik bir savaşın ortasındayız; füzeler, bombalar ve ültimatomlar uçuşuyor…
Normal şartlarda altının "güvenli liman" moduna girip yukarı yönlü bir hareket yapması beklenirdi, değil mi? Ama hayır!
Ezberler öyle bir bozuldu ki, savaşa giren ülkenin para birimi değerlenirken, bizim altın sanki halk günü ilan edilmiş gibi...Fiyatlar indi de indi...
Yorumlar "Margin call" veya "Faiz indirimi beklentisinin buharlaşması" vb. gibi terimlerden, hızla "Baronlar lobisi" ve "Nakde sıkışan şeyhler (Körfez)" kıvamına evrildi.
Netice itibarıyla; teknik analizciler 'TOBO' diyor, temel analizciler 'Margin Call' diyor, kahvehanedekiler 'Baronlar, şeyhler' diyor... Ama altın, hepsine inat kendi bildiği dilde susmaya devam ediyor. Galiba piyasanın o meşhur 'ters köşe' kuralı yine işliyor: Herkesin aynı manzarayı seyrettiği bir yerde, asıl film hep arkada döner.
Umarım savaş bir an önce biter de ses azalır, duman dağılır; resmi daha net görebiliriz. Bu dönem altında ezberlerin bozulduğu, büyük derslerin olduğu bir dönem…


