14 Eylül 2026 Pazartesi

Ağustos: Altın ve gümüşte yaprak kıpırdamadı

Ağustos ayı sektörde yaprak kıpırdamayan bir ay oldu. 

Bu talep azlığı sebebiyle altının fiyatında uluslararası fiyata göre kiloda 3.600 dolara varan (discount) fiyat farkları gördük. 

Talep olmayınca altın ithalatı da sadece 1 ton ile sınırlı kaldı. 

Şubat ayında 359 ton ithal edilen gümüşte ise Ağustos ayında sadece 1 ton ithalat gördük. 



Türkiye'de altında makas daralıyor...

Altın deyince akla gelen 3 ülke: Hindistan, Çin ve Türkiye.

Profesyonellerin altın fiyatlarında "premium/discount" tabirlerini duymuşsunuzdur. Premium ülkedeki fiyatların uluslararası fiyatlara göre yüksek olduğu durumu ifade eder, discount da tam tersi durumu.

Türkiye'deki altın fiyatlarının günden güne sıfır çizgisine, uluslararası fiyatlara yaklaştığını görüyoruz. Altın yatırımcısının bir süredir kenarda fiyat hareketlerini sessizce izlediği malum. Yılın son çeyreğinde, ilk çeyrekteki kadar gürültülü olmasa da, bir hareket yaşayacağımızı düşünüyorum.. 



11 Eylül 2026 Cuma

Batı sattı, Doğu alıyor: Altın dengesinde devasa bir kırılma...

Peki neden böyle oldu?

2008’e kadar altın, merkez bankaları için cazip olmaktan uzak, adeta "tu-kaka" görülen bir emtiaydı. 

Faiz getirmez, transferi zor, depolaması maliyetli... 

Batı bu tarihe kadar elindeki altından peyderpey "kurtuldu".

1. Milat (2008 Küresel Finans Krizi): "Güvenilir dağlara" kar yağdı. Ekrandaki veya kâğıttaki varlıkların kriz anında ne kadar sanal kalabildiği görüldü ve ilk uyanış başladı.

2. Milat (2022 Rusya Yaptırımları): Batı ülkeleri, Rusya’nın yurt dışındaki milyarlarca dolarlık varlıklarını dondurdu. Bu varlıklar elbette "belirli ülkelere ait olan" tahvillerden ve nakit hesaplardan oluşuyordu. Milyarlarca doların bir gecede dondurulabildiğini gören gelişmekte olan ülkeler için bu durum ikinci ve en büyük uyanış oldu.

Sonuç?

  • 2000 yılında merkez bankalarının uluslararası rezervlerindeki ABD Doları payı %71,5 iken, bu oran %57,1’e geriledi.

  • Başka bir ülkeye ait "kâğıt varlıklar" yerine, hiçbir ülkeye ait olmayan tek gerçek değerin yani fiziki altının önemi anlaşıldı.

Bugün madenlerden çıkan altının en büyük alıcısı artık bizzat merkez bankaları...



8 Eylül 2026 Salı

"Altın almayın"

Altın sevgisi konusunda Hindistan halkı ile benzer noktalarımız çok.
Başbakanları halka "altın almayın" diye bir açıklama yaparak altın ithalat vergilerini ikiye katladı (vergi %15 oldu).
Sonuç: küresel takı talebinin 3'te 1'inin sahibi olan Hindistan halkının altın alımı azalmadı, arttı.

Biz de altın ithalatını 12 ton ile kısıtladık.
Ama altın almak için "uygun zaman" geldiğinde halk akın akın, kilosuna 12 bin dolar hava parası vermeyi göze alarak yine de altın aldı..
Altını seven, genel ve yatırım kültürünün bir parçası olarak altına sıkı sıkı sarılmış bir halka altın aldırtmamak için ne yaparsanız yapın, ne yaparsanız yapın talebi kesemezsiniz...



3 Eylül 2026 Perşembe

Altın fiyatlarındaki değişim

 


Merkez Bankası altın rezervleri

Merkez Bankası altın rezervleri 21-28 Ağustos haftasında 16 ton arttı.

Toplam rezervlerin %62'sini oluşturuyor altınlar. Rezervlerdeki altının %25'i zorunlu karşılık olarak bankalardan alınan altınlar. Yani Toplam Rezervlerin %15'i zorunlu karşılıktan geliyor. (Yaşasın altın hesaplar)


Fiziki altına talep azalmayacak...

 

Altınla alakalı UBS baş stratejistinden güzel bir yazı (3 Eylül 2026, Financial Times):

1971’e kadar ABD dolarının değeri altına endeksli idi. 

Bu rejim (Bretton Woods) çökünce altın 3 büyük boğa piyasası (sert yükseliş) yaşadı:

1971-80: 8,5 yılda dolar bazında %46’lık bir kazanç

1999-2011:  Yıllık bazda %18’lik kazançlar

2018-Bugün: Yıllık bazda %19 getiri.

ABD reel faizlerindeki %1’lik bir hareket altında ters yönde %14’lük bir hareketle örtüşürdü 2000’li yılların ilk 20 yılında. Bu ilişki Şubat 2022’de Batılı ülkelerin Rusya’nın döviz rezervlerini dondurmasıyla bitti.

Devletler ve kurumlar şu hayati soru ile karşı karşıya kaldılar: milyarlarca dolarlık tahvil bono “varlıkları” Rusya örneğinde olduğu gibi bir gecede erişilemez hale gelirse ne olacaktı.

Bildiniz, cevap: altın.

Gelişmekte olan ülkeler altın almaya başladı; rezervlerindeki altının payı 2022’deki payının 2 katına ulaştı.

Dünya Altın Konseyi verisine göre altın yatırımcıların sepetinde %3 yer tutuyor. 

Yani altın için daha çok alan var gidecek.