Fiziki altın satışlarındaki durgunluk internetten satışlara da elbette yansıdı. Mayıs ayı geri kalan 4 aydan daha düşük bir ciro gerçekleşti: 4.1 milyar TL. Yılın en düşük cirosu ama bu ciro yaklaşık 2023 yılının toplam cirosuna yakın bir tutar. İnternetten satışların hızla arttığını izliyoruz.
Hüseyin Deniz
25 Haziran 2026 Perşembe
23 Haziran 2026 Salı
Altında pandemi sonrasından bugüne neler oldu...
Altın son dönemdeki fiyat hareketleriyle ezber bozdu denebilir. Gerçekten de, kriz zamanlarının güvenilir limanı denilen altının, savaş başladıktan sonra fiyatı neden düştü? Bu durum pek çok küçük yatırımcının kafasını haklı olarak karıştırdı. Gelin altın fiyatlarının hareketine pandemi sonrası 4 döneme odaklanarak bakalım.
1. Pandemi Dönemi ve Likidite Bolluğu (2022 - 2023)
Pandemi
sürecinde küresel ekonominin tamamen durmasını ve zincirleme iflas dalgalarını
engelleme amacıyla, ABD (FED) enflasyon riskini göze alarak piyasaya
trilyonlarca dolarlık devasa bir likidite sürdü. Pandemi sonrasında ise bu
kontrolsüz parayı piyasadan geri çekmek ve yükselen enflasyonu dizginlemek
adına agresif bir faiz artırım döngüsü başlattı. Alternatif getirilerin (tahvil
faizlerinin) yükselmesi, faiz getirisi olmayan altını baskılayarak fiyatları 1.600
- 2.000 dolar bandına hapsetti.
2. Yapısal Kırılma ve De-dolarizasyon Süreci (Mart -
Kasım 2024)
Mart 2024, piyasaların Fed'den "faiz
artırım döngüsünün resmen sonuna gelindiği" sinyalini almasıyla altının 2.000
dolar psikolojik barajını kalıcı olarak kırdığı dönem oldu. Bu süreçte G7
ülkelerinin, Rusya'nın dondurulmuş 300 milyar dolarlık rezervlerinden elde
edilen faiz ve kâr payı gelirlerine Ukrayna lehine el koyması küresel finans
sisteminde bir dönüm noktası yarattı. Batı'nın doları bu denli açık bir
finansal silah olarak kullanması karşısında, gelişmekte olan ülke merkez
bankaları (başta Çin olmak üzere) rezerv risklerini yönetmek adına dolardan
kaçıp hızla fiziki altına yöneldi. Bu kurumsal talep dopingi, altını 2.000
- 2.800 dolar aralığına taşıdı.
3. "Trump Ticareti" ve Zirve Yapan
Belirsizlik (Kasım 2024 - 2025 Sonu)
Kasım
2024'te Donald Trump’ın seçilmesi ve Ocak 2025'te resmi olarak göreve
başlamasıyla birlikte piyasalarda yepyeni bir dönem açıldı. Trump’ın agresif
gümrük tarifeleriyle küresel ticareti yeniden şekillendirmesi; Grönland,
Meksika ve Venezuela eksenli jeopolitik çıkışları ve FED’in bağımsızlığına
yönelik sert salvoları küresel belirsizliği zirveye tırmandırdı. Güvenli liman
arayışı bu kaotik ortamda altını 2.800 dolardan 4.300 dolara kadar
fırlattı.
4. Patlama ve Savaş Döneminde Dengelenme (Aralık 2025
- 2026)
Aralık
2025’i 4.300 dolar seviyesinde kapatan altın, 2026'nın hemen başında
İran'da patlak veren toplu gösteriler ve Trump yönetiminin ateşe benzin döken
açıklamalarıyla adeta parabolik bir patlama yaşadı. ABD dolarına olan güven
sarsıntısı ve jeopolitik panik alımlarıyla 29 Ocak 2026’da 5.598 dolar ile
tarihi zirve test edildi. Şubat’ta İran’daki protestoların yeniden
şiddetlenmesi ve ABD-İran sıcak savaş ihtimalinin somutlaşmasıyla fiyatlar 5.000
- 5.200 dolar bandında tutundu.
Savaş başladı altın düştü, pekii neden? İşte Mart 2026
ve sonrasında altının gerilemesinin 3 temel nedeni:
- "Beklentiyi Satın Al,
Gerçeği Sat" ve En Kötü Senaryonun Gerçekleşmemesi: Savaş öncesi Ocak-Şubat
döneminde panik alımlarıyla %22 yükselen altın, sıcak kara savaşının
fiilen başlamamasıyla gevşedi. Yılın başında piyasayı korkutan bölgesel
nükleer bir felaket veya küresel tedarik zincirlerinin tamamen kopması
gibi en korkulan senaryoların gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması ve riskin
sınırlarının somutlaşması (Haziran'daki İsviçre Mutabakatı'na giden süreç)
jeopolitik risk primini hızla eritti.
- Fed’in "Savaş
Enflasyonu" Karşısında Frene Basması: Savaşın tetiklediği petrol
fiyatlarındaki yükseliş, küresel olarak yeni bir enflasyon dalgası korkusu
yarattı. Bu durum, FED’in faiz indirim planlarını tamamen rafa
kaldırmasına, hatta faizlerin daha bir süre yüksek kalacağı algısına yol
açarak altının fırsat maliyetini artırdı.
- "Margin Call" (Nakit
İhtiyacı) ve Kurumsal Likidasyon: Savaş döneminde küresel borsalarda yaşanan geri
çekilmeler, büyük fonları ve kurumsal yatırımcıları nakit ihtiyacına
soktu. Fonlar, teminat açıklarını kapatabilmek için portföylerinde
halihazırda en çok kârda olan ve en likit enstrümanı, yani altını
satarak nakde geçmeyi tercih etti. Bu durum piyasadaki arzı artırarak
fiyatları baskıladı.
Altın İçin Yeni Normal Ne? Savaş köpüğünden arınan altın, 4.000 - 4.200 dolar seviyelerinde kendine bir zemin arıyor. Merkez bankalarının dolara karşı rezerv çeşitlendirme iştahı ve Trump yönetiminin yüksek gümrük tarifeleriyle tetiklenen kronik enflasyon endişesi, altının bir daha pandemi öncesi seviyelere dönmesini imkansız kılıyor.
Kısa vadede yüksek faizlerin baskısı hissedilse de altın, küresel finansal sistemin yeni kırılganlıklarına karşı cephane topladığı, 4.000 dolar tabanlı yönü kuzey olan yeni bir normalin eşiğindeyiz gibi görünüyor.
17 Haziran 2026 Çarşamba
Önemli bir çalışma: merkez bankaları altın almaya iştahla devam edecek...
Altınlar ait oldukları ülkelere dönerken, Fransa'nın 1 taşla 2 kuş vurması...
Türkiye, yurt dışındaki altınlarını ülkeye ilk getirmeye başlayan ülkelerden biri oldu.
2016 yılında, TCMB'nin -emanetler dahil- toplam 377 ton altınının 308.5 tonu (%82'si) İngiltere ve ABD'de idi.
2019'da ise aradan geçen zaman zarfında ABD'deki 28.7 ton altın tamamen çekildi, İngiltere'de ise sadece 49 ton altın kaldı; toplam altın miktarının sadece %9'u yurt dışında kalmış oldu. Güncel: 811 ton altının 205 tonu yurt dışında, hepsi İngiltere'de (31/12/2025).
Bu tarihten sonra ise Rusya'nın varlıklarının dondurulması dünyaya çok ama çok büyük bir uyarı oldu ve ülkeler 2 şey yaptılar:
1. Rezervlerindeki doların bir kısmını altın ile değiştirdiler,
2. Altınları da (özellikle ABD'dekileri) kendi ülkelerine getirdiler.
Hindistan ve Çin bunu yapan iki büyük ülke idi.
Fransa ise bu işi yaparken bir taşla iki kuş vurdu. 2025'in son 6 ayında ABD'deki 129 ton altınını sattı, sattığı kadarını bu sefer Avrupa'dan satın aldı. Lojistik maliyetini neredeyse sıfırladığı gibi altındaki ABD-Avrupa fiyat farkından 11 milyar Euro kar da yazdı!
O zamanlar altınları ülkeye getirmenin önemi pek kavranmamış olsa da, altınların ülkede muhafazasının çok önemli olduğunu tüm dünya anlamış oldu.
8. altın rafinerisi: İSGOLD
Bakanlık'tan altın rafinerisi izni alan 8. rafineri İSGOLD oldu.
Asya altın konusunda iddialı...
JP Morgan, Deutsche Bank gibi devlerin de aktif olarak katılmaya karar verdiği Asya, özelde Singapur ve Hong Kong, ortadoğudaki savaşlardan sonra kendine güvenilir bir tezgah arayan altına kucak açıyor.
9 Haziran 2026 Salı
Bankalarda altın: 687 ton...
Nisan ayında bankalardaki altın miktarı bir önceki aya göre yaklaşık 12 ton azalarak 687 tona ulaştı. Yıllık bazda bakıldığında (652 ton-2020'den sonra) bu miktar bir rekor. Aylık bazdaki rekor: Mart 2026 699 ton!
Küresel çapta yaşanan altın alım çılgınlığına ülkemizde yaşanan fiziki altına erişimde zorluk eklenince dijital altın platformlarına ve altın hesaplara ilgi büyük oldu, altın hesaplardaki vergiye rağmen.
Nisan ayında bankalardaki altın miktarının 12 ton azalması ise uzun bir süredir görmediğimiz son derece normal bir yatırımcı tepkisi: altın fiyat arttı, 6.700'lerden 12 ton altın satıldı...
Fiziki altına talebi (cari açık diye okuyunuz) ciddi manada göğüsleme kabiliyetine sahip "altın bankacılığı" ciddi teşvikleri hak ediyor...

.jpeg)


