20 Şubat 2026 Cuma

TCMB'DE 827 TON ALTIN....

Merkez Bankası’nın altın rezervlerindeki düzenli artış devam ediyor. Rezervler son bir haftada 6 ton, yılbaşından bu yana ise toplamda 16 ton yükselirken; altının toplam rezervler içindeki payı %62,4 seviyesine ulaştı.

Bu noktada önemli bir ayrım var: Eğer bu altınların tamamı doğrudan TCMB mülkiyetinde olsaydı, rezerv kompozisyonunun bu denli altına bağımlı olması bir eleştiri konusu olabilirdi. Ancak mevcut artışın büyük bir kısmı bankaların zorunlu karşılıklar gibi mekanizmalarla TCMB bünyesinde tuttuğu altınlardan kaynaklanıyor.

Yine de rezerv yönetiminin üç kritik ilkesi (Anaparayı Koruma, Likidite ve Getiri) açısından baktığımızda, altının ağırlığının çok artması birtakım endişeleri beraberinde getirebilir:

  1. Anaparayı Korumak: Altın fiyatlarındaki sert ve spekülatif dalgalanmalar rezerv değerini kırılganlaştırabilir,

  2. Likit Kalmak: Fiziksel altının, acil müdahale gerektiren durumlarda dövize kıyasla hareket kabiliyeti sınırlıdır,

  3. Getiri: Altının getirisi bu şartlarda son derece sınırlıdır.,

Özellikle kur üzerindeki baskının arttığı ve anlık müdahalelerin gerekebileceği dönemlerde, umarız gelmez o tür günler, rezervlerde altın değil de USD bulundurmanın önemi artar.

Özetle: Her şeyin fazlası, rezerv yönetiminde de dengeyi bozabilir. Yeteri kadar altın iyidir, ancak fazlası hareket alanını kısıtlayabilir. Zaten Merkez Bankası da kendi mülkiyetine katmak için altın alımlarını durdurdu, dediğim gibi bu artış bankalar kaynaklı...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder