Altın son dönemdeki fiyat hareketleriyle ezber bozdu denebilir. Gerçekten de, kriz zamanlarının güvenilir limanı denilen altının, savaş başladıktan sonra fiyatı neden düştü? Bu durum pek çok küçük yatırımcının kafasını haklı olarak karıştırdı. Gelin altın fiyatlarının hareketine pandemi sonrası 4 döneme odaklanarak bakalım.
1. Pandemi Dönemi ve Likidite Bolluğu (2022 - 2023)
Pandemi
sürecinde küresel ekonominin tamamen durmasını ve zincirleme iflas dalgalarını
engelleme amacıyla, ABD (FED) enflasyon riskini göze alarak piyasaya
trilyonlarca dolarlık devasa bir likidite sürdü. Pandemi sonrasında ise bu
kontrolsüz parayı piyasadan geri çekmek ve yükselen enflasyonu dizginlemek
adına agresif bir faiz artırım döngüsü başlattı. Alternatif getirilerin (tahvil
faizlerinin) yükselmesi, faiz getirisi olmayan altını baskılayarak fiyatları 1.600
- 2.000 dolar bandına hapsetti.
2. Yapısal Kırılma ve De-dolarizasyon Süreci (Mart -
Kasım 2024)
Mart 2024, piyasaların Fed'den "faiz
artırım döngüsünün resmen sonuna gelindiği" sinyalini almasıyla altının 2.000
dolar psikolojik barajını kalıcı olarak kırdığı dönem oldu. Bu süreçte G7
ülkelerinin, Rusya'nın dondurulmuş 300 milyar dolarlık rezervlerinden elde
edilen faiz ve kâr payı gelirlerine Ukrayna lehine el koyması küresel finans
sisteminde bir dönüm noktası yarattı. Batı'nın doları bu denli açık bir
finansal silah olarak kullanması karşısında, gelişmekte olan ülke merkez
bankaları (başta Çin olmak üzere) rezerv risklerini yönetmek adına dolardan
kaçıp hızla fiziki altına yöneldi. Bu kurumsal talep dopingi, altını 2.000
- 2.800 dolar aralığına taşıdı.
3. "Trump Ticareti" ve Zirve Yapan
Belirsizlik (Kasım 2024 - 2025 Sonu)
Kasım
2024'te Donald Trump’ın seçilmesi ve Ocak 2025'te resmi olarak göreve
başlamasıyla birlikte piyasalarda yepyeni bir dönem açıldı. Trump’ın agresif
gümrük tarifeleriyle küresel ticareti yeniden şekillendirmesi; Grönland,
Meksika ve Venezuela eksenli jeopolitik çıkışları ve FED’in bağımsızlığına
yönelik sert salvoları küresel belirsizliği zirveye tırmandırdı. Güvenli liman
arayışı bu kaotik ortamda altını 2.800 dolardan 4.300 dolara kadar
fırlattı.
4. Patlama ve Savaş Döneminde Dengelenme (Aralık 2025
- 2026)
Aralık
2025’i 4.300 dolar seviyesinde kapatan altın, 2026'nın hemen başında
İran'da patlak veren toplu gösteriler ve Trump yönetiminin ateşe benzin döken
açıklamalarıyla adeta parabolik bir patlama yaşadı. ABD dolarına olan güven
sarsıntısı ve jeopolitik panik alımlarıyla 29 Ocak 2026’da 5.598 dolar ile
tarihi zirve test edildi. Şubat’ta İran’daki protestoların yeniden
şiddetlenmesi ve ABD-İran sıcak savaş ihtimalinin somutlaşmasıyla fiyatlar 5.000
- 5.200 dolar bandında tutundu.
Savaş başladı altın düştü, pekii neden? İşte Mart 2026
ve sonrasında altının gerilemesinin 3 temel nedeni:
- "Beklentiyi Satın Al,
Gerçeği Sat" ve En Kötü Senaryonun Gerçekleşmemesi: Savaş öncesi Ocak-Şubat
döneminde panik alımlarıyla %22 yükselen altın, sıcak kara savaşının
fiilen başlamamasıyla gevşedi. Yılın başında piyasayı korkutan bölgesel
nükleer bir felaket veya küresel tedarik zincirlerinin tamamen kopması
gibi en korkulan senaryoların gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması ve riskin
sınırlarının somutlaşması (Haziran'daki İsviçre Mutabakatı'na giden süreç)
jeopolitik risk primini hızla eritti.
- Fed’in "Savaş
Enflasyonu" Karşısında Frene Basması: Savaşın tetiklediği petrol
fiyatlarındaki yükseliş, küresel olarak yeni bir enflasyon dalgası korkusu
yarattı. Bu durum, FED’in faiz indirim planlarını tamamen rafa
kaldırmasına, hatta faizlerin daha bir süre yüksek kalacağı algısına yol
açarak altının fırsat maliyetini artırdı.
- "Margin Call" (Nakit
İhtiyacı) ve Kurumsal Likidasyon: Savaş döneminde küresel borsalarda yaşanan geri
çekilmeler, büyük fonları ve kurumsal yatırımcıları nakit ihtiyacına
soktu. Fonlar, teminat açıklarını kapatabilmek için portföylerinde
halihazırda en çok kârda olan ve en likit enstrümanı, yani altını
satarak nakde geçmeyi tercih etti. Bu durum piyasadaki arzı artırarak
fiyatları baskıladı.
Altın İçin Yeni Normal Ne? Savaş köpüğünden arınan altın, 4.000 - 4.200 dolar seviyelerinde kendine bir zemin arıyor. Merkez bankalarının dolara karşı rezerv çeşitlendirme iştahı ve Trump yönetiminin yüksek gümrük tarifeleriyle tetiklenen kronik enflasyon endişesi, altının bir daha pandemi öncesi seviyelere dönmesini imkansız kılıyor.
Kısa vadede yüksek faizlerin baskısı hissedilse de altın, küresel finansal sistemin yeni kırılganlıklarına karşı cephane topladığı, 4.000 dolar tabanlı yönü kuzey olan yeni bir normalin eşiğindeyiz gibi görünüyor.
.jpeg)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder