3 Kasım 2026 Salı

İnternetten altın satışları

İnternetten altın alınır mı?
Çok güvendiğiniz bir kuyumcunuz yok ise altını internetten de alabilirsiniz.

Elbet nereden aldığınız çok önemli: ürünleri Borsa İstanbul'da kabul gören firmaları tercih etmekte fayda var. Bu firmalar aynı zamanda Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın faaliyet izni havuzunda bulunan firmalar.

Altın sektöründeki durgunluk internetten altın satışlarına da yansıdı.

Yılın ilk 7 ayında aylık 127 bin adet olan işlem sayısı son iki ayda ortalama 115 bin adet oldu.

Eylül ayında internetten ve kartla yapılan satış cirosu 4,6 milyar TL oldu.


Bankalardaki altın hesaplarda rekor: 654 ton

Bankalardaki altın mevduatı Haziran-Eylül döneminde 1,5 ton artarak 654,1 tona ulaştı ve yeni bir rekor kırdı. Öyle ki, bankalardaki her 1.000 TL’lik toplam mevduatın 132 TL’si artık altın hesaplarından oluşuyor.

Bu altının 96 tonu katılım bankalarında bulunuyor. Katılım bankalarının bankacılık sektöründeki toplam aktif payı %10 seviyesindeyken, altın bankacılığındaki payları %15’i buluyor.

İlk bakışta sadece bu veriye dayanarak "Altın yatırımcısı katılım bankalarını tercih ediyor" çıkarımı yapıldığını ve bunun üzerinden çeşitli analizler kurgulandığını görüyorum. Ancak bu yaklaşım pek doğru değil.

Çünkü katılım bankaları arasında tek bir oyuncunun elindeki altın miktarı, geri kalan tüm katılım bankalarının toplamından daha fazla. Yani ortalamayı saptıran bu katılım bankası dışarıda bırakıldığında, katılım bankalarının altın bankacılığındaki payı da %10 seviyesine oturuyor. Altın bankacılığına ilk giren ve en çeşitli ürün yelpazesini sunan bu banka, söz konusu altın olunca mevduat bankası müşterilerinden de ciddi bir rağbet görüyor.

Diğer yandan, yurt dışı yerleşiklerin altın hesaplarındaki miktarı ve payı istikrarlı bir şekilde artıyor. 5 yıl önce 8 ton altınla altın hesapalrın %1,6’sına sahip olan yurt dışı yerleşikler, bugün 21 ton ile paylarını %3,3’e çıkararak ikiye katlamış durumda.

Altın hesaplar, fiziki altın talebinin önemli bir kısmını ithalat yerine kaydi altına yönlendirerek cari açığın azaltılmasına kayda değer bir katkı sağlıyor.

Bankalardaki altın hesapların bir diğer kritik fonksiyonu ise TCMB rezervleri üzerinde: Merkez Bankası rezervlerinin yaklaşık 5’te 1’i, bankalardaki bu altın hesaplarından alınan zorunlu karşılıklardan oluşuyor.

Tüm bu stratejik faydalarına rağmen altın hesaplarda bir teşvik mekanizması bulunmadığı gibi vergi yükü var. Altınlarınızı kayıtdışı alarak yastık altına koymak yerine bankalardan almayı tercih ederseniz binde 2 vergi ödüyorsunuz…




2 Kasım 2026 Pazartesi

Personelinize sahip çıkın, rakipleriniz sahip çıkmadan...

Rakiplerinizden önce ekibinize siz sahip çıkın.

Bugünkü (02.11.2026) Financial Times’ta kısa bir yazım yayımlandı (Letters). İş dünyası için ders niteliğinde bir vaka analizine değindim.

Neredeyse hiç borcu olmayan ve yıllık 2 milyar dolar gelire sahip dev bir firmanın ani çöküşü... Bu çöküşün arkasındaki ana neden ne bir bilanço krizi ne de likidite sıkıntısıydı; tamamen nitelikli yeteneklerin (beşeri sermayenin) kaybedilmesiydi.

İş dünyasının asla unutmaması gereken temel kural: Siz çalışanlarınıza sahip çıkmazsanız, rakipleriniz sahip çıkar.


30 Ekim 2026 Cuma

Kıymetli Maden Depo Hesapları

Bu grafiği yıllardır ay ay takip ediyorum: Bankalardaki Kıymetli Maden Depo Hesapları.

BDDK tarafından TL olarak yayımlanan verileri dönem sonu BİST kapanış altın/TL kurundan tona çevirir, ton bazlı altın miktarını izlerdim.

Ancak yakın zamana kadar %99’u üzerinde altın olan bu hesapların içindeki altın ağırlığı hızla gerileyerek Haziran 2026 itibarıyla %93’e düştü.

Dolayısıyla artık bu hesaplara toptan altın muamelesi yapmak metodolojik olarak doğru değil. Alışkanlıkla az önce ilan edilen taze verilerden hazırladığım bu grafiği yine de son bir kez paylaşayım.

Bundan sonra banka hesaplarındaki altın miktarları için BDDK'nın 3 ayda bir yayımladığı Fintürk verilerini esas alacağız...

BDDK'nın bundan sonra bu hesapları altın, gümüş vb. gibi detaylandırarak yayımlamasında fayda olabilir. Bunu Kurum'a ileteceğim.



Ders niteliğinde bir case study:

İş dünyası için ders niteliğinde bir case study: yetenekli personelin rakiplere kaptırılması.

Yıllık 2 milyar $ ciro, sıfır borç ama şok edici bir çöküş...

ABD'li dev hukuk firması Weil, sıfıra yakın borcu ve yıllık 2 milyar $ geliri varken sadece kilit personelini ve yetenekli ekiplerini kaybettiği için iflas kararı aldı.

Sebep?

Finansal bir kriz veya borç yükü değil, tamamen yetenek göçü.

Şirketlerin gerçek temeli yetişmiş, çalışkan, itimat edilebilir personelidir.

Aksi halde karşılaşılacak en tehlikeli kriz finansal değil; bankaların bile kurtaramayacağı nitelikli insan kaybıdır.

Personelinize sahip çıkın.

28 Ekim 2026 Çarşamba

Bir itiraf: Altın fiyatını anlamıyoruz

Eskiden altın fiyatları hakkında konuşmak çok daha kolaydı. "Faizler artar, altın düşer" derdik mesela.

Ama korelasyonlar koptu, geleneksel ilişkiler dağıldı ve altın fiyatlarının ezber bozan garip seyrine tanık olmaya başladık. Kelimenin tam anlamıyla altın piyasasında bildiğimiz tüm kurallar altüst oldu.

"Güvenli liman" dediğimiz altının savaş zamanlarında fiyatının artmasını ve yoğun talep görmesini beklerdik. Ancak bu temel fiyat davranışından bile koptuğuna şahit olduk. Artık fiyat hareketlerinden sonra, yaşanmış bitmiş gelişmeleri izah etmek için son derece zorlama yorumlar yapılıyor. Ama işin aslı; altın fiyatlarında ne olup bittiğini tam olarak kavrayamıyoruz. Eski metotlarla ve geçmiş ezberlerle yapılan analizler ise artık fena halde sırıtıyor ve doğal olarak tutmuyor.

Yaşadığımız bu durumu Toby Nangle, Financial Times'taki yazısında gayet güzel ifade etmiş: "We don't understand the gold price. Maybe we never did." (Altın fiyatını anlamıyoruz. Belki de hiçbir zaman anlamamıştık.)

Peki neden böyle oldu?

Rusya'nın finansal varlıklarına el konulması küresel sistemde büyük bir kırılma başlattı. "Döviz rezervlerimiz başka bir ülkenin finansal sistemi içinde tutuluyorsa, siyasi bir anlaşmazlık durumunda bu varlıklara erişimimizi kaybedebilir miyiz?" sorusunun cevabının basitçe "evet" olduğu anlaşıldı. Bu gelişmeyle birlikte pek çok ülke yeni altın rezervlerini kendi bünyesinde depolamaya başlarken, bazı ülkeler ise İngiltere ve ABD'de tuttukları altınları kendi ülkelerine geri taşıdı.

Yine de geçerliliğini koruyan bir gerçek var: Altın hâlâ güçlü bir birikim aracı ve enflasyondan koruma gücü son derece yüksek. En güzel yanı da kimsenin tekelinde veya kontrolünde olan bir para birimi değil; binlerce yıllık mazisi ve kuvvetle muhtemel çok güçlü bir istikbali olan küresel bir değer.

Altınınıza sahip çıkın...

https://www.ft.com/content/f0d7a819-7bdf-486d-9fd1-b8cf2eeee15a



22 Ekim 2026 Perşembe

Altın rezervleri

Merkez Bankası’nın altın rezervleri, 16 Ekim haftasında önceki haftaya göre 0,5 ton artarak 795 tona ulaştı. Toplam rezervlerin %63,2’sini altın oluşturuyor. Detaylara bakıldığında, TCMB’nin altın rezervlerinin %28’i, toplam rezervlerinin ise (altın + döviz) %18’i, bankaların altın hesaplarından alınan zorunlu karşılık altınlarından oluşuyor. Bankalardaki altın hesapları, yalnızca bankacılık sistemi açısından değil, ülkenin uluslararası rezervlerine sağladığı katkı bakımından da önemli bir güç kaynağı.



Hindistan’dan Türkiye Finans Sektörüne Bir Altın Dersi

Hindistan’da son derece yaygın bir finansal ürün var: Altın Teminatlı Kredi.

Mantık basit; elinizdeki altını bankaya rehin veriyorsunuz, banka altının piyasa değerinin %75 ila %85’i kadar anında (1 saat içinde) size nakit kredi veriyor.

Bankalar, fiziki altın kasada durduğu için bilançolarını %100 güvence altında görüyordu.

Ancak altın fiyatları hiç olmadığı kadar sert dalgalanınca sistemin zayıf karnı ortaya çıktı:

  1. Borçlu Profili: Altınını rehin verip kredi alan kişiler, diğer seçeneklerle kredi alamayan kişiler. Altın rehni son çare.
  2. Teminat: Altın fiyatları geri çekilip marj kapandığında (verilen teminat, borcu kapatamaz hale geldiğine) ödeme gücü zaten olmayan bu borçlu ek teminat (margin call) veremiyor.

Sonuç: Bankalar krediyi kapatmak için fiziki altınları satmak zorunda kalıyor.

Türkiye’de yastık altı birikimleri finansal sisteme kazandıracak bu çapta esnek bir bireysel altın kredisi ürünü uygulamada yok.

Oysa kesinlikle olmalı.

Hindistan bu anlamda bizim için harika bir laboratuvar.

Hindistan’ın düştüğü 2 temel hata:

1. Kredi/Teminat Oranı: %75-85 bandı, altın gibi volatil bir emtiada çok yüksek bir risk marjıdır.

Başlangıç oranı maksimum %50 ile sınırlandırılmalıdır. (1 milyon TL’lik altına en fazla 500 bin TL kredi). Böylece piyasa düşüşlerinde banka için devasa geniş bir güvenlik tamponu oluşur.

2. Vade Tarihinde Ödemeli Yapı: Vade boyunca sadece faizin ödendiği, anaparanın en son kapatıldığı modeller borç yükünü sabit tutuyor ve fiyat düşüşlerinde teminat açığını büyütüyor. Kredi geri ödemeleri 1 ay sonra başlamalı ve mutlaka anapara + faiz (eşit taksitli) içermelidir. Borç anaparadan düştükçe, teminat açığı riski kendiliğinden erir.

https://www.ndtvprofit.com/economy/is-there-a-ticking-time-bomb-in-indias-gold-loan-portfolio-12214515


21 Ekim 2026 Çarşamba

Aynı emtia, üç farklı piyasa

Türkiye’de altın fiyatları ile uluslararası fiyatlar arasındaki fark negatife dönerken, Çin’deki fiyat farkı daralmaya başladı. Hindistan’da ise fark 350–400 USD/kg bandında yatay seyrediyor.

Fiziki altına olan talebin güçlü olduğu bu üç büyük piyasadaki fiyat farkları, yatırımcıların fiziki altına yönelik talebinin yönünü ve yoğunluğunu izlemek açısından önemli göstergeler sunuyor.

Aynı emtia, üç farklı piyasa, üç farklı fiyatlama dinamiği.
Altın piyasasında yalnızca ons fiyatını değil, yerel piyasaların uluslararası fiyata göre nasıl fiyatlandığını da takip etmek gerekiyor.

20 Ekim 2026 Salı

Gelecek: fiziki karşılığı olan dijital altın...

 

Dünya Altın Konseyi: 
Dijital altın piyasasının değeri, genç yatırımcıların ilgisiyle, 2025 yılının başından bu yana üç katına çıkarak 55 milyar dolara ulaştı.

Dijital altının yılda yaklaşık yüzde 27 oranında büyüyerek 2031 yılına kadar 170 milyar dolara ulaşmasını bekleniyor.

Genç yatırımcılar (25-34) dijital altın konusunda yüksek farkındalığa sahip. Dijital altın Çin, Hindistan ve Endonezya'da genellikle sosyal medya uygulamaları, ödeme platformları ve bankacılık uygulamaları aracılığıyla satılıyor.

Dijital altının ölçek kazanması için dört engel:

1. Güven: Yatırımcıların çok büyük kısmı yatırım yapmadan önce platforma güvenmeyi önceliklendiriyor. Fiziksel altına dönüştürme imkanı olması çok önemli

2. Erişim: Dijital altın, super app, ödeme platformları ve bankacılık uygulamaları gibi bilinen kanallara entegre edildiğinde benimsenme oranı, bu dağıtım kanallarının bulunmadığı piyasalara kıyasla yedi kata kadar çıkabiliyor.

3. Kullanım alanı: Altının yalnızca "değer saklama aracı" olmanın ötesine geçmesi, talebi artırabilir. Getiri elde etme ve teminat olarak kullanma, ödemelerde kullanımdan daha çok öne çıkıyor.

4. Rekabetçi fiyatlama: Dijital ürünler fiziksel altın ve altın destekli ETF’lerle fiyat bakımından rekabet edebilmelidir. Düşük fiyat tek başına yatırım nedeni olmasa da rekabetçi olmayan maliyet önemli bir engel.

rapor: https://www.gold.org/goldhub/research/digital-gold-market-report

15 Ekim 2026 Perşembe

"Yatırımcılar, altının iki yıl içinde yeni bir rekor fiyata ulaşacağını öngörüyor"

Merkez Bankalarının Eylül ayındaki altın alımları Kasım 2024'ten bu yana görülen en yüksek seviyede gerçekleşti: 63 ton

Bazı fon yöneticileri altın fiyatlarının önümüzdeki 2 yıl içinde rekor seviyelere çıkabileceğini öngörüyor.

Troy Asset Management fon yöneticisi altının 12 ila 18 ay içinde yeni bir rekor seviyeye ulaşacağını öngördü: "Dolarınızı silah olarak kullanmaya başlarsanız insanların onu kullanmayı bırakmasına şaşırmayın". Madencilik şirketi Allied Gold'un başkanı "Bana kalırsa finansal bir olayın eşiğindeyiz" Standard Chartered küresel emtia araştırmaları başkanı: bazı ülkelerin ABD-İsrail-İran savaşı sonrasında para toplamaya çalışması nedeniyle bu yıl bazı merkez bankalarının altın satmasına rağmen, merkez bankalarından gelen altın talebi hala "çok güçlü" Yöneticiler, piyasaların ABD dolarına olan güvenini kaybetmesi ve alternatiflere yönelmesiyle merkez bankalarının altın alımlarının artmasını beklediklerini söylediler.
(Çarşamba günkü Financial Times'ın Değerli Metaller Sempozyumu'nda yapılan konuşmalardan...)

Pandemiden bu yana en düşük altın ithalatı...

Eylül ayındaki altın ithalatı, talep düşüklüğünün etkisi ile sadece 1.9 tonda kaldı. 2026 ilk 9 ay toplam ithalat miktarı ise 48 ton oldu (Altın ithalatına kota getirilmeden önce 2023 yılının sadece Ocak ayındaki altın ithalatı 68 ton idi!).

Pandemi döneminden bu yana 2 tonun altında ithalat sadece 8 ve 9. aylarda gördük bu sene.

Talep düşük olunca kotanın da çok çok altında miktarlarda ithalat gerçekleşiyor.



Trump Londra'nın altın merkezi konumunu güçlendiriyor...

Dünya dolardan uzaklaşırken, altınlarını ABD'de tutan ülkeler de rezervlerini bu ülkeden çekiyor.

Geçtiğimiz aylarda Hollanda, 78 tondan fazla altınını New York'tan Londra'ya taşıdı. Böylece Londra'daki altın stoku istikrarlı bir şekilde artarak 10 bin tona ulaştı.

İngiltere yaklaşık 25 yıl önce kendi altın rezervlerinin yarısını satmış olsa da dünyanın "altın merkezi" olma konumunu, Trump dönemindeki gelişmelerin de etkisiyle iyice pekiştiriyor.

Londra ve New York piyasalarının altın saklama standartları birbirinden oldukça farklı. Bu nedenle fiziki taşıma; sadece lojistik maliyeti yaratmakla kalmıyor, eritilip yeniden döküm gerektirdiği için ciddi bir rafinasyon maliyeti de doğuruyor. Ülkeler de bu yüzden altınlarını ABD'de satıp Londra'da fiziki teslim şartıyla yeniden satın alma yolunu tercih ediyor.

Buradan çıkarılacak temel ders şudur: Altın tamamen bir güven işidir. En ufak bir belirsizlik veya soru işaretinde altın, kendini derhal en güvenli başka limana atar.



6 Ekim 2026 Salı

Darphane altın üretimi

Darphane altın üretimi (çeyrek, yarım, tam, ata lira vb) geçtiğimiz 2 ay boyunca aylık 1,5 tonda kaldı. 

Son 1 yılda gördüğümüz en düşük üretim miktarları. 

Bunun sebebi elbette halkın fiziki altına olan talebinin azalması. 

Darphane, kuyumculardan gelen siparişlere göre üretim yapan bir kurum. 

Dolayısıyla Darphane üretim miktarları piyasadaki fiziki altına talebin yönünü ve kuvvetini biraz geriden de olsa teyit maksatlı izlediğimiz önemli bir veri...




1 Ekim 2026 Perşembe

TCMB rezervleri: 25 Eylül

TCMB rezervlerindeki altınların miktarı 25 Eylül itibarıyla önceki haftaya göre 3.6 ton artarak 795 tona ulaştı.

* Uluslararası rezervlerin yüzde 59.2'si altın oldu bu miktar ile.

* Rezervlerdeki bu altınların yüzde 31.4'ü zorunlu karşılık altınlarından oluşuyor.

* Bankalardaki altın hesapların TCMB toplam rezervlerine katkısı yüzde 17'yi aşıyor.




29 Eylül 2026 Salı

Altın hesaplar

Bankalardaki kıymetli maden hesapları (2026/06 itibarıyla %93'ü altınlardan oluşuyor) 2 aydır düşüşte. Temmuz ayında 7.6 ton azalan bu hesaplar, Ağustos ayında da 3 ton azaldı.

Yurtdışı yerleşikler ise Ağustos ayında alıma devam ettiler ve 23 ton olan miktarı 23.2 tona çıkardılar: payları yüzde 3.4

Çıkış katılım bankalarında daha çok oldu. 116 tonluk miktar 114.6 tona geriledi: katılım bankalarının bu kalemdeki payları yüzde 16.6

Fiziki altına talebin bir kısmını karşılayarak kaydiye yönlendiren (ve bu sayede fiziki altın ithalati için yurt dışına döviz çıkışını azaltan) bankaların altın hesapları takdiri ve teşviki hak ediyor.  



İnternetten satışlar...

Altın satışlarındaki durgunluk elbette online satışlara da yansıdı. 

Ağustos ayı bir önceki aya göre adet bazında yaklaşık yüzde 7 daha az satış oldu: 113 bin adet. 

Bu satış adeti geçen yılın ortalamasından daha düşük.

Ciro ise önceki aya göre yüzde 4 gerileyerek 4 milyar 256 milyon TL olarak gerçekleşti, aylık.

Yatırımlık altın (Darphane altını veya gramaltın) almak her zamankinden daha seçici olmayı gerektiriyor. Bu sebeple gramaltın alırken artık mutlaka "marka" tercihi yapılmalı. 

Bakanlık onaylı, Borsa'ya kote markaların ürünlerinin tercih edilmesi, aldığınız ürünün yasal olarak üretilmiş olduğunun, gramının tam olduğunun ve ayarının tam olduğunun teminatıdır.



17 Eylül 2026 Perşembe

Altın rezervleri...

 * Merkez Bankası'nın altın rezervleri 2.9 ton azalarak 790 tona geriledi,

* Toplam rezervlerin %58.5'i altından oluşuyor,

* Altın rezervlerinin %30'u, toplam rezervlerin ise %17'si, bankalardaki altın hesaplardan alınan zorunlu karşılık altınlarından oluşuyor (04/09).

* Altın bankacılığı, fiziki altına yönelik talebin bir kısmını kaydi altına yönlendirerek hem cari açıkla mücadeleye önemli katkı sağlıyor hem de Merkez Bankası rezervlerine değerli bir kaynak sunuyor...